Reklam Alanı3

Reklam Alanı5

MİNİK TAEKWONDOCU

MİNİK KARETECİ

Kungfu

 

 

 

 

 

 

 

Elif Akyüz

Wushu ( Tao Qiang Shu'da ) Dünya Şampiyonu Oldu...

Reklam Alanı

Reklam Alanı 9

Anasayfa Fıkralar

Fıkralar

Fıkra (1): 

Minik kız elinde karnesiyle evden içeri girmiş.

Karnesini babasına göstermiş. Babası bir bakmış,

baştan aşağı pekiyi! 1-2 tanede iyi var ama öğretmen

karnenin altına şöyle bir not düşmüş; '' Çok akıllı ve

yetenekli bir çocuk, fakat kusuru var: Derste çok

konuşuyor. Buna nasıl son verebileceğimiz hakkında

fikirlerim var, en kısa zamanda siz velisiyle de paylaşmak

istiyorum!'' Baba bunun üzerine karneyi imzalamış ve

öğretmenin görüşlerinin altına kendi de bir not düşmüş:

'' Lütfen paylaşalım, çünkü işe yararsa ben de annesinde

uygulayacağım!''

Fıkra (2):

Karadenizli delinin biri yolın kenarındaki

uçurumda durmuş, aşağıya bakarak '' 13,

13, 13.....'' diye söyleniyormuş. Oradan geçen

Temel delinin ne yaptığını merak etmiş,

yanaşarak '' Haçan burada ne yapi...''

diyemeden deli onu  birden uçurumdan

aşagıya atıvermiş ve devam etmiş : '' 14,

14, 14...''

Fıkra (3):

Adamın biri iş için şirkete baş vurur,

görevli sorar: '' Neden iş arıyorsunuz?''

'' işsiz olduğum için!'' '' Mesleğiniz nedir?''

'' Paris'de timsah avlarım!'' '' İyi ama

kardeşim, Paris'te timsah bulunmaz ki!''

'' Ben niye işsizim zannediyorsun?''

Fıkra (4):

Kadının biri fazla kiloluydu ve kiloları

canına tak etmişti, rejim yapmaya karar verdi,

ne kadar rejim yapmaya çalıştıysa arada 

yine de dayanamadı, yedi. Birkaç ay sonra 

tartıya çıktı, tartıda şu yazıyordu: 

'' Lütfen teker teker tartılın!''

Fıkra (5):

Ev telefonu hayli yüksek gelince ev halkı

toplanmış. Baba: '' yahu bu korkunç bir fatura!

Ben bu telefonu asla kullanmıyorum, hep

çalıştığım şirketteki telefonu kullanıyorum!''

Anne: '' Aynen ben de! Akşama kadar çalıştığım

bankada elimin altında telefon... Ne yapayım bunu?''

Oğlan: '' Emin olun ben de şirketin bana verdiği

cep telefonuyla bütün görüşmelerimi yapıyorum!''

Kız: '' Benim de şirket hattım var. Ev telefonunu hiç

kullanmam ki!'' Herkes aniden evdeki hizmetçiye

dönüp cevap arar gözle bakarlar. Hizmetçi:'' Eee?

Problem ne o zaman? Sanırım hepimiz iş

telefonlarını kullanıyoruz!'' 

Fıkra (6):

Temel arkadaşının daveti üzerine İzmir'e

gitmiş. Orada dolaşırken bakmış ki, birkaç

efe zeybek oynuyor. Kendilerine has ağır

hareketlerle kol vurup diz büken efeleri

seyrederlerken arkadaşı Temel'e dönüp

sormuş: '' Ne güzel oynuyorlar değilmi?''

Temel dudak bükmüş: '' O kadar

düşündükten sonra bende oynarım!''

Fıkra (7):

Dursun: '' Yahu temel, on yıldır posta

memurusun. On yıldır Allah'ın her günü

mektup damgalarsın. Ne sıkıcı iş bu.

Bıkmadın mı daha?'' Temel: '' neden bıkayım?

Hergün tarih değişiyor!''

Fıkra (8):

Filmde Kızılderililer'in yüzlerini boyadıklarını

gören Can sordu: ''Baba, ne yapıyorlar bunlar

böyle?'' '' Savaşa hazırlanıyorlar oğlum!''  Can

ertesi sabah annesi makyaj yaparken gördü,

koşup babasına geldi: '' Baba, kötü şeyler olacak!''

Annem içerde savaşa hazırlanıyor. 

Fıkra (9):

Temel Fadime'nin kendisinden nefret

etmektedir. Birgün kararını verir ve fadime

evde yokken kediyi yakalayıp arabasına koyar.

1-2 Km kadar ilerideki köprünün yanına bırakıp

 eve döner. Kapıyı açınca bakar ki, kedi

 sepetinde oturuyor. Ertesi gün Fadime'nin

evden çıkmasını bekleyip kediyi yine arabaya

atar. Bu defa 5-6 Km ötedeki kasabada bir çöp

konteynırına bırakır. Eve döner kapıyı açar, kedi yine

baş köşeye kurulmuş, Temel'e kötü kötü bakıyor. Ertesi

gün işi iyice inada bindirir, kediyi yakaladığı gibi 10-15

Km. direksiyon sallar, bulduğu her tali yola dalar, kedi

 yönünü kaybetsin diye şaşırtmaca yollara girer, daireler

çizer. Sonunda yaptığı işten iyice emin olunca arabayı

 durdurup kediyi bırakır. Arabasına atlar, evinin yolunu tutar.

Saatler Temel evine, Fadime'ye telefon açar: '' Uy Fadime,

kedi yaninda mi? '' ''Evde niye soriysun da?'' '' O şerefsizi

telefona ver hemen! Kayboldum, yolu tarif etsun!'' 

Fıkra (10) :

Acıkmış halde eve dönen Mehmet annesine

'' Akşama ne var?'' diye sorunca annesi

'' Saymakla bitmez oğlum!'' dedi. Mehmet

'' Güzel, nelermiş bunlar?'' deyince annesi

gülümseyerek cevapladı: '' Bulgur Pilavı!''

Fıkra (11) :

 

 

Taekwondo

Taekwondo

GÜNÜN SÖZÜ

Savaşta döğüşenlerden çok kaçanlar ölür.

s. lagerlöf

Reklam Alanı4

Sayaç

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün1686
mod_vvisit_counterDün6273
mod_vvisit_counterBu hafta19475
mod_vvisit_counterBu ay72599
mod_vvisit_counterToplam1648110

ATASÖZLERİ

Yugoslav Atasözleri :

- Aptal kafaya şapka ne yapsın.

- Hızlı öç zarar getirir.

- Dost cam gibidir, dikkat et kırmayasın.

- Kurdun postu değişir, huyu değişmez.

- Karga karganın gözünü çıkarmaz.

- Azıcık akıl bile yüz kilo güçten iyidir.

- Keçi nereden bilecek boza ne demek.

- Sıkıntısız alim olunmaz.

Reklam Alanı6

Tarihte Bugün

Reklam Alanı6

Gazeteler

Reklam Alanı7

Spor ve Beslenme

Sporcuların performansını etkileyen temel faktörlerin başında genetik yapı, uygun antrenman ve beslenme gelmektedir. Beslenme, sporcuların bilgi sahibi oldukları takdirde kontrol altında tutulan ve performanslarını olumlu yönde etkileyen en önemli etkenlerden biridir.

Devamını oku...

Reklam Alanı 8

Fıkra

Ufak bir suçtan hapse düşen Temel'in koğuş arkadaşı sık sık hastalanmakta,
haftada bir doktora gitmektedir. Adamın doktoeden her gelişinde bir uzvu kesilmektedir.
Birgün bacağı, birgün kolu, eli... Son gelişinde Temel koğuş arkadaşının kulağına eğilir
manalı bir gülüşle: '' Hemşerim! Sanma ki anlamayirum, bağa öyle geluyi ki galiba sen
parça parça firar edeyisun! ''

Kişisel Gelişim

Başarıya Dönüşen Disiplinin 7 Şartı:

1- Sürecin eğitimini almakve hedefi içine sindirmek.
2- Kesinlikle tavizsizolmak.
3- Kuralları söz ve gönül birliğiyle belirlemek.
4- Müeyyideleri istisnasız herkes için uygulamak.
5- Liderin tatbikatta öncülük etmesi.
6- mantık sınırlarını '' haddinden fazla'' zorlamamak.
7- Üstün başarıları ödüllendirmek.

BRUCEE LEE

BRUCEE LEE'nin Kendi Dilinden Başarı Teknikleri...

1- Kung fu bir sanattır. Dövüşçünün hareketleri uyumlu ve seri olmalıdır. Bütün vücudunu kullan.
2- Yanaşırken çok dikkatli davran. Her zaman rakibinin gözlerini izle. Çünkü gözler açık verir. En iyi onlar konuşur. Eller aldatıcıdır.
3- Asla bir anda hareket etmeye karar verme.Her şart altında hareket etmeye hazır ol. Böylelikle zihnin esneklik, vücudun sertlik kazanır.
4- Daha sonra bir taktik oluşturabilirsin. Çok tecrübe gerektirir. Zamanla otomotikleşirsin, ne yapacağını düşünmezsin bile, hareket kendiliğinden oluşur.
5- Gerçek bir döğüşçü hem zihnini hem de bedenini güçlendirir, dövüşçöünün güce sahip olabilmesi için ruhi sukunu sağlaması gerekir.
6- Kendinizi bir su kütlesi olara düşünüp bulunduğunuz kaba uyum sağlamalı öyle döğüşmelisiniz.
7- Bir işi yaparken ne yaptığının farkında ol, hayal gücünü harekete geçir ve o işi tam anlamıyla hissedip hakkını vererek yap.
8- Su gibi ol, yumuşak görün ama gerektiğinde bir taşı parçala.
9- Kendisiyle yapılmış bir mülakattan:
Soru: Bir rakiple karşı karşıyayken ne düşünürsünüz
Brucee : Rakip yoktur.
Soru : Peki, neden?
Brucee : Çünkü ''ben''kelimesi yoktur. İyi bir dövüş küçük bir oyun gibi olmalı ama ciddi bir şekilde oynanmalı.
Rakip üzerime geldikçe ben büzülürüm, obüzüldüğündeyse ben üzerine giderim ve vuruş hamlesinin zamanı
geldiğinde ''ben'' vurmam;( yumruğunu göstererek ) o vurur. Herhangi bir teknik ne kadar çarpıcı ve faydalı gözükürse
gözüksün, zihin ona takılı kaldığı sürece hastalık meydana getirir.